Pelin Batu’nun En Zor Anları

Beşiktaş Belediyesi tarafından yedi sezondur düzenlenen ‘Ustalara Saygı’ gecesinin dün geceki bölümünde Can Yücel anılıyordu. Ancak geceye konuşmacı olarak katılan Pelin Batu, gıda zehirlenmesi yüzünden hastaneye kaldırıldı.

Beşiktaş Belediyesi tarafından yedi sezondur düzenlenen ‘Ustalara Saygı’ gecesinde, önceki akşam şair Can Yücel anıldı. Faruk Şüyün tarafından Akatlar Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliği Tuna Egemen sundu.

KIZI SU DA KATILDI

Şiirin ‘Can Baba’sı Can Yücel’i anma gecesine, kızı Su Yücel’in yanı sıra; Ataol Behramoğlu, Nebil Özgentürk, Pelin Batu, Derya Köroğlu, Halit Kıvanç ve Kemal Kocatürk katıldı. Can Yücel’in sesinden şiirlerin de dinlendiği geceye, Derya Köroğlu da şarkılarıyla renk kattı. Nebil Özgentürk’ün ‘Bir Yudum İnsan’ programı için hazırlanan ‘Can Yücel Belgeseli’ ile başlayan gecede; Kemal Kocatürk’ün bu sezon sahnelediği ‘Can’ adlı Oyundan da bir bölüm sergilendi.

ZEHİRLENDİĞİ İÇİN HASTANEYE KOŞTU

Gecede Can Yücel hakkında konuşma yapmaya gelen Pelin Batu, akşam yediği yemekten zehirlendiği için anma gecesinden erken ayrıldı. Konuşma sırası kendisine gelene kadar oturduğu yerde kıvranan Batu; şunları söyledi:

“Akşam arkadaşlarımız ile rakı-balık keyfi yapalım dedik ama şu an ben çok kötüyüm. Herhalde gıda zehirlenmesi yaşıyorum. Midem çok kötü… Masada benim ile birlikte olan 13 arkadaşım da bu şekilde zehirlendi. Söz verdiğim için buraya geldim fakat şu an doğru hastaneye gidiyorum.”

Göztepe Taraftarı Bıçaklandı

İzmir’de, Göztepe ile Denizlispor arasındaki futbol karşılaşmasından önce bir Göztepe taraftarı, stat önünde çıkan tartışma sonunda kimliği belirsiz bir kişi tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı.

Edinilen bilgiye göre olay, saat 18.45 sıralarında, Göztepe-Denizlispor maçının oynanacağı Atatürk Stadı Kapalı Tribün önünde meydana geldi. Maçı izlemek için stada gelen Göztepe taraftarı Mesut Can Ergül (19), stat önünde çıkan tartışma sırasında kimliği belirsiz bir kişi tarafından sol karın boşluğundan bir bıçak darbesiyle ağır şekilde yaraladı.

Kimliği belirsiz saldırgan olay yerinden hızla uzaklaşırken, stat önünde bekleyen taraftarlar Ergül’ü yaralanmış şekilde buldu. Taraftarlar durumu polis ve sağlık ekiplerine bilirdi. Ergül, olay yerine gelen ambulansla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Burada ilk müdahalesi yapılan Ergül’ün hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenilirken, polis ekipleri görgü tanıklarının ifadesine göre eşkali belirlenen zanlıyı yakalamak için çalışma başlattı. – İZMİR

Müstehcen Yazılıma İdam Cezası!

Dünya ABD’de senatoya gönderilecek SOPA ve PIPA yasa tasarılarını tartışırken, İran’da bir yazılımcının ölüm cezasına çarptırılması şok etkisi yarattı.

Yazılımcının ölüm cezasına çarptırılmasının sebebi ise İslami kurallara aykırı davranarak porno sitelerinin kullandığı bir yazılımı geliştirmesi… Kanada’da yaşayan ve 2008 yılında vatanı İran’a dönen Sayid Malekpur, o tarihte söz konusu gerekçeyle apar topar göz altına alınmıştı.

2011 Haziran ayında idam edilmesi beklenirken idamı ertelenen Malekpur’a verilen cezanın kaldırılması için insan hakları ögrütleri de seferber oldu.

Burak-Ceylan Çiftinden Tuhaf Hareket

Magazin dünyasının pinokyo aşıklarına bir yenisi daha eklendi. Haklarındaki aşk dedikodularını yalanlayan Ceylan Çapa ile Burak Özçivit, sürekli aynı mekanlarda boy göstermeye başladı. Hatta yan yana fotoğrafları da yansıyan genç çift, basına konuşmak yerine Twitter’da “Bizi rahat bırakın, özel hayatımız kimseyi ilgilendirmez” diye yazdı.

İlişkilerine neden sakladıklarına anlam verilemeyen Ceylan Çapa ile Burak Özçivit, önceki gece de sabaha dek birlikteydi. Şamdan’dan çıkıp Özçivit’in VIP minibüsü ile adım atmadık mekan bırakmayan çift, yan yana görüntü vermemek için akla karayı seçti. Mekanın önüne minibüsünü yanaştıran Burak Özçivit, defalarca da trafik kurallarını çiğnedi.

ANNESİNDEN YASAK GELDİ

Ceylan Çapa’nın Burak Özçivit ile görüntü vermeyişinin ardında annesi Şebnem Çapa yatıyor. Şebnem Hanım, kızına, “Özel hayatınla gündeme gelme” yasağı koydu.

MEKANA AYRI AYRI GiRDiLER

Ünlü Oyuncunun VIP minibüsünden önce inen Ceylan Çapa, kalabalığı yararak mekana girdi. Özçivit ise Çapa’dan 15 dakika sonra araçtan indi.

Leman Kültür’e Silahlı Saldırı

Eskişehir’de Leman Kültür’e kimlikleri henüz tespit edilemeyen 3 kişi tarafından tabancayla ateş edildi. Kurşunlardan biri 23 yaşındaki garson Uğur Çukur’un gözüne isabet ederken bir müşteri de cam kırıklarından hafif şekilde yaralandı.Yaralı garson kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.

Olay, saat 23.30 sıralarında Yenibağlar Mahallesi İsmet İnönü Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kimliği belirsiz 3 kişi Leman Kültür’e dışarıdan tabancalarla ateş etti. Kurşunlardan biri Leman Kültür’ün ikinci katında ayakta duran garson Uğur Çukur’un sol gözüne isabet etti. Saldırganlar olay yerinden kaçarken ağır yaralanan Uğur Çukur, olay yerine gelen 112 ambulansıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Hastanesi’ne kaldırıldı. Kırılan cam parçalarının kulağına isabet etmesi sonucunda bir müşteri de hafif şekilde yaralandı.

Polisin olay yerinde yaptığı incelemelerde 29 adet boş mermi kovanı bulundu. Kurşunlardan bazılarının Leman Kültür’e bazılarının da aynı binanın üst katlarında yer alan büroların pencerelerine isabet ettiğini açıklayan yetkililer, kaçan şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Eskişehir’deki Leman Kültür adlı işyeri işletmesinin 10-15 gün önce el değiştirdiği, silahlı saldırının alacak-verecek meselesinden çıkmış olabileceği öne sürüldü.

THY Polonyalı LOT’u Satın Alıyor

Tolga ÖZBEK / İstanbul,(DHA)

Türk Hava Yolları (THY), Polonya’nın milli havayolu şirketi LOT’u almak üzere görüşmelere başlıyor. İlk defa Avrupalı bir şirketin son 8 yılda dünya havacılığından çok daha hızlı büyüyen THY’nin modelini örnek alacağını söyleyen Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, ‘Bize bir çok ülkeden, havayolundan ortaklık teklifi geldi. Yaptığımız analizler sonrasında Polonyalı LOT Havayolları’nda karar kıldık. Görüşmeler en kısa sürede başlayacak” dedi.

Cnn Türk’te yayınlanan Taha Akyol’un sunduğu, Uğur Cebeci’nin moderatörlüğünü yaptığı Eğrisi Doğrusu Programı’na katılan THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, ‘THY, dünya havacılığı ortalamasından 3-4 kat daha fazla büyüdü. Hem yatırım yaptı, hem de karlılığını sürdürdü. Bu yakalanan başarı sonrasında 13-14 havayolu şirketinden ‘bizi alın’ diye teklif geldi” diye konuştu.

Sadece ticari olarak değil, hükümetler arasında yapılan görüşmeler sırasında da bu teklifin geldiğini belirten Hamdi Topçu, ‘Biz tamamen kazan-kazan yaklaşımıyla kararımızı veriyoruz. Amacımız bu ortaklıklarla hem THY’yi hem de ortak olacağımız havayolunu büyütmek”

LOT ÖZELLEŞİYOR

Geçen yıl Aralık ayında Polonya’da ekonomi bakanı ile konuştuğunu belirten Hamdi Topçu, ‘LOT’u özelleştireceklerini belirten bakan bizim almamızı istedi. Konuya sıcak bakıyoruz. Resmi görüşmeler en kısa sürede başlayacak” diye konuştu.

55 NOKTAYA UÇUYOR

Polonyalı havayolu şirketi 1929′da kuruldu. Halen filosunda 36 uçak bulunuyor. 55 uçuş noktası arasında Avrupa, Ortadoğu noktalarının yanı sıra Amerika kıtasında Chicago, New York, Toronto gibi şehirler de yer alıyor. Varşova Havalimanı’nı Doğu Avrupa’nın aktarma noktası haline getirmeyi hedefleyen LOT, aynı zamanda THY gibi Star Alliance ittifakı üyesi.

2010 yılında 17 milyon Dolar zarar eden havayolunun yüzde 68′i devlete ait. Polonya hükümeti geçen yıl bu hisselerin satış kararını almıştı.

Bu Çiçek Tweet Atıyor

“Botanicalls Kit” evdeki bitkileri Twitter’a bağlıyor, böylece çiçekler su istedikleri an tweet atabiliyor.

Evet, yanlış anlamadınız. Artık çiçeğinizden sitem dolu tweet’ler almaya hazır olun. Kit’in içinde bir mikro kontrolör, bir ethernet modülü ve nem miktarını izlemesi için toprağa toprağa gömülen iki sonda yer alıyor.

Birçok teknoloji blogunun dikkatini çeken proje Rob Faludi, Kate Hartman, and Kati London tarafından gerçekleştirildi.

SparkFun tarafından üretilen “Botanicalls Kit” evdeki bitkileri Twitter’a bağlıyor, böylece çiçekler su istedikleri an tweet atabiliyor.

Ağrı’da Feci Kaza: 4 kişi öldü

Dün Ağrı ve Kırklareli’nde meydana gelen kazalarda yollar kan gölüne döndü. İki ayrı kazada 8 kişi hayatını kaybederken, 40 kişi de yaralandı.

AĞRI’DA FECİ KAZA

Ağrı’da kontrolden çıkarak şarampole yuvarlanan yolcu otobüsünde 4 kişi öldü, 14 kişi yaralandı.

Iğdır’dan Mersin’e giden Abdullah Macar yönetimindeki 34 YJG 21 plakalı yolcu otobüsü Ağrı’ya 20 kilometre kala Murat Deresi’nde şarampole yuvarlandı. İçinde 23 yolcu bulunan otobüste kimlikleri henüz tespit edilemeyen 4 kişi öldü, 14 kişi de yaralandı.

Kazanın bildirilmesi üzerine çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi sevkedildi. Yaralılar Ağrı Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, ölen 4 kişi Hamur Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

KIRKLARELİN’DE BİR KAZA DAHA

Kırklareli’de, Bulgaristan’a yolcu taşıyan otobüsün uçuruma yuvarlanması sonucu ölenlerin sayısı 4′e yükseldi.

Sürücüsü henüz belirlenemeyen B 2130 KH Bulgaristan plakalı otobüsün, Kırklareli’nin Dereköy mevkisinde yaklaşık 20 metrelik uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ilk belirlemelere göre iki olan ölü sayısının 4, yaralı sayısının ise 26 olduğu bildirildi.

Yaralılardan 25′i Kırklareli Devlet Hastanesine kaldırılırken, durumu ağır olan bir kişi Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.

Olay yerinde incelemelerde bulunan Kırklareli Valisi Mustafa Yaman, gazetecilere yaptığı açıklamada, kazaya ilk müdahaleyi köylülerin yaptığını, akabinde, bölgeye sevk edilen Kırklareli Arama Kurtarma, 112 Acil Servis, UMKE ve belediye ekiplerinin yaralıları uçuruma yuvarlanan otobüsten çıkardığını söyledi. Yaman, yaralıların büyük bir titizlikle Kırklareli Devlet Hastanesine kaldırıldığını belirtti.

Yaralıların tedavilerinin devam ettiğini vurgulayan Vali Yaman, kazada ölen ve yaralanan kişilerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.

Olay yerine gelen otobüs firmasının bir yöneticisi de aracın İstanbul’dan aldığı yolcuları Bulgaristan’a götürürken şarampole yuvarlandığını bildirdi.

Adını açıklamak istemeyen firma yöneticisi, otobüste 10′u yabancı 28 yolcu, 2 şoför ve bir muavin olmak üzere toplam 31 kişinin bulunduğunu ifade etti.

Güngör Selçuk’un kullandığı B 2130 KH Bulgaristan plakalı otobüsün, Kırklareli’nin Dereköy mevkisinde yaklaşık 20 metrelik uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelen trafik kazasında ölenlerin Bulgaristan uyruklu Ali Yakup Bilal (64), Vedat Can (57), Ayten Birgül (53) ile Anıl Gül olduğu bildirildi.

Türk Milleti Tarihiyle Onur Duyar

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de yaptığı konuşmada “Türkiye’nin batısında Yunanistan’a İspanyaya uzanan kuşakta ekonomik kriz var. Fransa’nın notu geçtiğimiz günlerde düştü. Zaten bizim gözümüzde düşmüştü. Biraz önce Paris elçimizle konuştum. Aynı tarihi vakayı bizim vatandaşlarımız Fransa’ya gösterdiler. Türk milleti tarihiyle onur duyar” dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, AK Parti Grup Başkanı Mustafa Elitaş, milletvekillerinin de katıldığı AK Parti İl teşkilat toplantısında, Kayseri’den övgüyle söz ederek, “Kayseri, ben bir medeniyetin tüm unsurlarını burada barındırıyorum diye. Selçuklu medeniyetinde Kayseri Konya’nın ikiz kardeşidir. Kaderleri birbirine ikiz kılınmış iki şehirdir. Her zaman Kayseri, milletimizin istikametinin şekillendiği bir kenttir. Ben de ikiz kardeşten hareketle kendimi Kayserili olarak görüyorum” diyerek Kayseri’den övgüyle söz etti.

Bakan Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu miras bu topraklara sinmis miras bir başka anlam içeriyor. İstikrar dönemlerinde alışagelmiş olduğu sanılan tarihin hızlı aktığı dönemlerde bir milletin akar damarlarını oluştururlar. Bu gelenekler varsa o milletler ayakta olur ve yeni br vizyonla insanlığa katkıda bulunur. Bu kültürel kodlarımızı ayağa kaldırmanın vaktidir. Yıllar önce ‘tarihin sonu gelmeyecektir’ diye bir tez yazdım. İvme ile tarih akıyor ve yeni fırsatları krizleri gösteriyor. Türkiye’nin batısında Yunanistan’a İspanyaya uzanan kuşakta ekonomik kriz var. Fransanın ekonomik notu geçtiğimiz günlerde düştü. Zaten bizim gözümüzde düşmüştü. Biraz önce Paris elçimizle konuştum. Aynı tarihi vakayı bizim vatandaşlarımız Fransa’ya gösterdiler. Türk milleti tarihi ile onur duyar. Güneyimizde doğumuz da ise Suriye’den Irak ve Fas’a kadar büyük kriz var. Bu siyasi kriz tam bir bunalım yaşıyor ve yeniden inşaa dönemini yaşıyor. Bu statüko böyle devam edemez. BM’de bazı ülkelerin imtiyazlı olduğu yapı süremez. Bazı ülkeler Somali’de çocuklar bir bardak su bulamazken bu dünyanın düzeni böyle devam edemez. Böyle kriz dönemleri bunu doğru okuyan tarihi doğru okuyan devletler toplumlar için yükselişin işaretleridir. Selçuklu ve Osmanlıların yükselişi haçlı seferleri ve Moğolların istilasının sonrasında ortaya çıktı. Büyük bir cihan devleti kuruldu. Kriz döneminde herkes kendi kriziyle uğrasırken bir ülke bir devlet bir millet 9-10 yıldır bütün dünyaya istikar özgüven ve liderlik örneği veriyor. Yıldızı parlayan bir ülke olarak ortaya çıkmıştır. Bu Türkiye cumhuriyetidir. Milletin krizi doğru okuyan temsilcileri, kültürel krodlarına sahip çıkan temsilcileri varsa, dünyanın her yerinde savunularlarsa o ülkenin yükselişi engellenemez. AK Parti kadroları bu sorumluluğu üstlenmiştir. Onun için teşkilatımızın bu yoldan giderek, salt siyasi bir yapı değil. Kültürel kodlarla birlikte tarihi yönlendiren temsilciler konumundadır. AK Parti kurulduğu günden bu yana bu kültürel kodların temsilcisi oldu. İnşallan bu kervan yeni bir düzen kurulana kadar istikrarlı şekilde yoluna devam edecek. Bizim bu dönemde dört bir yanımızın krizler içinde olduğu dönemde istikrarlı ve özgüven içinde millet ile devletin ideal içinde olmasının üç boyutu vardır. Birincisi, sağlıklı işleyen siyasi restorasyon dönemi. Tabii türbülanslar yaşadık. İnişler çıkışlar oldu. Ama bu 9 yıl ilerde anıldığında bu milletin ve Türkiye Cumhariyetinin restorasyon geçirdiği dönem olacak. Bu restorasyon döneminin ana ezliği milletin kendini devlete kazandırabilme yeteneğini kazanmaktır. Devletle millet arasında meşruiyet oluşturulmasıdır. Devlet ile millet arasındaki meşruiyet bağını bir iktidar halkına güvenerek aldı. AK Parti kadrolarının halka kurduğu bağ çok önemli. Bu siyasete de yansımaktadır. Bu meşruiyet bağının temeli özgürlüktür. Son 9 yıl içinde bu özgürlük dengesi Türk siyasi hayatında yer etti.

TÜRKİYE’DE İÇ TEHDİT ORTADAN KALKTI

Dışişleri Bakanı Davutoğlu ilgiyle izlenen ve zaman zaman alkışlarla kesilen konuşmasında şu konulara değindi: “Halkına özgürlükten bakan ve halkı tehdit olarak görmeyen bir anlayışla iç tehdit ortadan kalktı. Bir devlet halkına güvenmiyorsa damarları tıkanmış demektir. Devletin milletle yaptığı kurduğu ilişkidir. Bir daha karar verenlerle, onları yönetenler arasındaki bağ asla kopmayacaktır. Seçilenler iktidara gelenler halk desteğiyle değil başka kadroların aldığı kararlarla ülkeyi yönetiyorlardı. Bu gün milletin geleceğiyle ilgili kararlar sadece bu millete hesap verecek kadrolar tarafından yönetiliyor. Nihai gücümüzün meşruiyet kaynağı millettir. Yeni Anayasa ile bu restorasyon, Türk milleti tarih içinde yürüyüşüne devam edecek. İkinci önemli yönümüz, ekonomimizin güçlülüğüdür. Türkiye 9 yıllık ekonomik dönemde, yeni bir doğalgaz kaynağı veya hiç kimsenin bilmediği bir petrol rezervi bulmadık. Define bulmadık. Bir yerlere gidip sömürgecilik yapmadık. Yüzümüze can geldi. Kan damarlarımızda daha fazla aktı. Gaf yapan Teksas Valisi, bilmiyor ki, Türkiye’yi 10 yıl öncesi sanıyor. Bilmiyor ki Türkiye dış yardım almıyor. Ne oldu. Türkiye, yeni kaynak bulmadı, ama insanımızın gücünü keşfetti. İnsanımızın önünü açtık. Gücümüz, insana güvenmemiz ve insan kaynağını iyi kullanmamızdır.

Bakan Ahmet Davutoğlu, Kayseri Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda yaptığı konuşmada, vizelerin kaldırılmasının, milletin önündeki bariyerlerin kaldırılması olduğunu söyledi. “İstiyoruz ki vatandaşımız her yere gitsin. Bu insan kaynağı ne kadar çok hareket ederse bu ülkeye o kadar fazla getiri sağlar. Ekonomimizin sağlam olmasında ülkemiz insanına duyduğumuz güven yatıyor?? diyen Bakan Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “İçerde demokrasi milletin birikmiş güveni ortaya çıkartır. Milletin refah seviyesini yükseltir. Dış politikada bu ekonominin dış politikada seyrüsefer olmasını yapar. Aktif, vizyoner, bu ülkenin potansiyelini anlatan, dış politikanın arkasında insanımıza güven yatar. Dış politikada önemli bir tarihi sorumluluk taşıyoruz. Önümüzdeki 100 yılın hesabını yapacağız. Hangi topraklardan çekilmişsek, 2023′de o topraklardaki kardeşlerimizle buluşacağız. Dış politikayı tarihdaşlarımızla yapılır. Libyalı, Sudanlı ve Bosnalı kardeşlerimizle tarihdaşlarımızla buluşacağız. Yeni bir iddiayı taşımak istiyorsak, o havzalarla buluşacağız. Libya’ya başbakanımızla gittiğimizde Türk bayraklarıyla karşılandık. Orada şükür namazı kıldık. Yaptığımız herşey doğruydu.”

LİBYADAKİ TAHLİYELER SIRASINDA NE BEN NE CUMHURBAŞKANI NE DE BAŞBAKAN UYUMADI

Özellikle Libya’daki tahliyeler sırasında ne ben ne Sayın Cumhurbaşkanı ne de Sayın Başbakan bir dakika uyamadık. Tahliyelerin bitmesini bekledik. 25 bin kişiyi, Fizan’dan, Güney Libya’dan, Doğu Libya’dan Bingazi ve Trablus’a getirdik. Tahliye ettik. Bir vatandaşımız sadece kaza kurşunuyla hayatını kaybetti. Kendimize ne istiyorsak, Orta Doğu halkları içinde onu istiyoruz. Biz bu taleplerin karşısında olamayız, yanında yer aldık. Alacağız. Yeni Orta Doğunun kurulmasıyla, Türkiye’nin yükselişi sürecek. Bu coğrafya yeniden şekillenirken, uluslar arası düzeni de yeniden değerler üzerinde inşaa edeceğiz.

Sabah ve Atv’ye Müthiş Teklif!

Gazeteciler.com – Medya devi Rupert Murdoch’ın sahibi olduğu News Corp. satışa çıkarılan Sabah Gazetesi ve Atv televizyonu için 1 milyar doları gözden çıkardı.

Murdoch’un Sabah ve Atv’ye talip olduğunu grubun kendi gazetesi Wall Street Journal (WSJ) yazdı.

ABD’li medya devinin Çalık Holding bünyesindeki Atv televizyonu ve Sabah Gazetesi’ni almak için harekete geçtiği, şirketin geçen hafta satış için yetkilendirilen Goldman Sachs’tan ön teklif süresini uzatmasını istediği belirtildi.

SÜRE UZATILDI

Hürriyet gazetesinin haberine göre, Goldman Sachs’ın bu istek üzerine geçen hafta çarşamba günü dolması gereken ön teklif süresini önümüzdeki haftaya kadar uzattığı iddia edildi. WSJ’nin News Corp.’a yakın kaynaklara dayandırarak yayınladığı haberde, Türkiye’nin en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olduğu belirtilerek, Sabah-ATV’nin satışıyla News Corp.’un yanı sıra ABD’li medya devi Time Warner ve özel yatırım şirketi TPG Capital’in de yakından ilgilendiği kaydedildi.

ÇALIK TMSF’DEN SATIN ALDI

Atv ve Sabah’ın 700 milyon ile 1 milyar Dolar arasında bir piyasa değerine sahip olduğu belirtilen haberde, News Corp’un iki kuruluşu da almak için 1 milyar doların üzerinde bir teklifi gözden çıkarabileceği kaydedildi. Çalık Grubu’nun enerji sektöründeki faaliyetleri hatırlatılarak, grubun Sabah ve Atv’yi 2008 yılında 1.25 milyar dolara Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’ndan (TMSF) satın aldığı vurgulandı.

Haberde ayrıca Çalık Holding’in CEO’su Berat Albayrak’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı olduğu belirtilirken, haberin yayınlandığı Wall Street Journal gazetesinin de News Corp’un bir parçası olduğu kaydedildi.