Başbakanlıktan Şantaj Açıklaması

Başbakanlık Basın Merkezi, 4 Mayıs 2007′de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt arasında gerçekleşen görüşmeye dair ileri sürülen şantaj iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Bugünkü Yurt ve Aydınlık gazeteleri, WikiLeaks’te yer aldığı iddia edilen bir belgeye dayanarak Yaşar Büyükanıt’a, kızının görüntüleriyle şantaj yapıldığını ileri sürmüştü.

Tutuklu gazeteciler Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’nun yazdığı “Sızıntı” adlı kitapta; emniyet yetkililerinin Büyükanıt’ın kızına ait görüntüleri ABD Büyükelçiliği’ne anlattığı ve fotoğrafların Dolmabahçe görüşmesinde şantaj amaçlı olarak kullanıldığı iddia ediliyor.

Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe’deki görüşmeye ilişkin “Bu benimle mezara gider, inanıyorum ki Sayın Büyükanıt da böyle düşünüyor. Sayın Büyükanıt açıklamaya kalkarsa o zaman ben de yaptığımız görüşmeyle ilgili şeyleri açıklarım” demişti.

Yaşar Büyükanıt ise Dolmabahçe ile ilgili sorulara “Bunlar devlet işidir. Dolmabahçe görüşmesi de öyledir” demiş, bu iddialarla ilgili dava açtığını hatırlatmıştı.

NE OLMUŞTU?

27 Nisan e-muhtırasının ardından Başbakan Erdoğan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ‘Dolmabahçe Görüşmesi’ olarak anılan görüşmeyi gerçekleştirmişti.

BirGün yazarı Fikri Sağlar 15 Mayıs 2008′de yazdığı yazısında “Büyükanıt’a, Başbakan tarafından, Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan görüşmede Filiz Büyükanıt’ın yaptığı harcamaları gösteren bir dosya verildiği, dosyanın içeriğinin ürkütücü olduğu” iddialarını gündeme getirmişti.

Söz konusu yazı üzerine Büyükanıt, Sağlar aleyhine tazminat davası açmış, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Sağlar’ı, Büyükanıt’ın “kişilik haklarına hareket ettiği” gerekçesiyle 17 bin TL tazminata mahkûm etmişti.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise Sağlar’ın yazısının “basın özgürlüğü” kapsamında olduğunu belirterek mahkemenin kararını bozmuş ve Yargıtay kararında, “Tolon’un evinde ele geçirilen belgelerde Filiz Büyükanıt’ın harcamalarıyla ilgili belgeler var” iddiasının da araştırılmasını istemişti.

BAŞBAKANLIK AÇIKLAMASI

Başbakanlık Basın Merkezinin internet sitesinde yer alan açıklama şöyle:
”İstanbul’da Başbakanlık Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde 4 Mayıs 2007 tarihinde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt arasında gerçekleşen görüşmeye dair bugün bazı gazetelerde ileri sürülen şantaj iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.

Mesnetsiz iddiaların haber olarak sunulması, kamuoyunu doğru bilgilendirme ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.

İlgili yayın organlarına karşı her türlü hukuki hakkını mahfuz tutan Sayın Başbakanımız, gerçekle örtüşmeyen bu tür iddiaları esefle karşılamaktadır.”

O Baba İddialara Cevap Verdi

Kızını 6 yıl önce 12 yaşındayken 5 bin TL karşılığında 54 yaşındaki Yusuf A.’ya sözleşmeyle sattığı iddia edilen Osman Y. ve eşi, İstanbul’da bir televizyon programına katıldı.

Antalya’da 6 yıl önce 12 yaşındayken babası Osman Y. tarafından, inşaat malzemesi ticareti yapan 54 yaşındaki Yusuf A.’ya sözleşmeyle 5 bin lira karşılığında satılan ve bu kişinin tecavüzüne uğradığı belirtilen 18 yaşındaki E.Y.’nin koruma altında olmadığı ortaya çıkmıştı.

Aile bu sabah Atv’de Müge Anlı’nın programına katılarak iddialara yanıtladı. 12 yaşındaki kızını sözleşmeyle sattığı iddia edilen baba kendisine boş bir kağıdın imzalattığını öne sürdü.

Aile kızlarını suistimal eden kişiden para almadıklarını da söyledi. Daha sonra yayına telefonla bağlanan E.Y. konuya ilişkin ilk defa konuştu.

‘O adamın içeriden çıkmasını istemiyorum, en ağır cezayı almasını istiyorum’ diyen E.Y, babasının boş bir kağıda imza attığını ailesinin yaşananlarda hiç bir şuçu olmadığını söyledi.

‘Babam boş kağıda imza atarken ben de vardım yanlarında’ diyen kız sözleşmenin gerekçesini de ‘Kardeşimle küçük yaşta olduğumuz ve çalıştığımız için imzalandı’ diye açıkladı.

Yaşananları unutamadığını söyleyen E.Y ‘Kapıya her polis dayandığında, her mahkemeye çıktığımda yaşananları tekrar hatırlıyorum’ dedi.

Atılan Gole Sevindi Burnunu Kırdılar

Gümüşhane’de bir kafeteryada Samsunspor- Fenerbahçe karşılaşmasını izleyen Üniversite öğrencisi 23 yaşındaki Hüseyin Köksal, Samsunspor’un attığı gole sevinince Fenerbahçe taraftarı F.T. saldırısına uğradı. F.T.’nin kafa darbesiyle burnu kırılan Hüseyin Köksal, hastanede tedavi edildi.

Samsun 19 Mayıs Stadyumu’nda dün gece oynanan Samsunspor- Fenerbahçe karşılaşmasını izlemek için çoğunluğu Üniversite öğrencisi gençler bir kafeteryada toplandı. Gümüşhane Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi Hüseyin Köksal, Samsunspor’un golünün ardından ‘oley’ diye bağırıp ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.

Bu harekete sinirlenen Fenerbahçe taraftarı F.T., yanına gittiği Köksal’a kafa attı, yumruk ve tekmeyle vurmaya başladı. Tunç, işletme sahibi ve çevredekiler tarafından güçlükle sakinleştirildi. Kavga sonucunda burnu kanayan Hüseyin Köksal, olay yerine çağrılan ambulansla Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burnunda kırık olduğu belirlenen Köksal, tedavi altına alındı. Güvenlik kamerası görüntüleri ve kafeteryadakilerin ifadeleri sonucunda kimliği belirlenen F.T.ise gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kar Gidiyor, Sıcaklık Artacak!

Aşırı soğuk havaların etkisi altındaki yurtta, Libya üzerinden gelen yeni bir hava dalgası etkili olacak.

Ilık hava dalgası nedeniyle sıcaklık bazı bölgelerde 18 dereceye kadar çıkacak. Aralıklarla etkili olan kar yağışı bu gece, sulu kara dönecek. Yarın ise yağmur görülecek.

İstanbul’da orta kuvvette kar görülecek, ancak tipi beklenmiyor. Gece yarısından itibaren sulu kar var. Yarın ise hafif yağmur görülecek, sıcaklık 7 dereceye çıkacak.

Hafta sonu ise hava giderek açıyor. İstanbul’da hava sıcaklığı 14-15 dereceye kadar yükselecek.

İzmir’de uzun yıllardan sonra ilk kez görülen kar yağışı, akşam saatlerinde yerini yağmura bırakacak. Kentte yarın da yağmur var, sıcaklık ise 13 derece.

Anadolu genelinde kar yağışı bugün kesiliyor. Ancak şiddetli buzlanma görülecek. Sıcaklık -10 derecenin altında olacak. Hafta sonu ise sıcaklık artarak, 5 dereceye kadar yükselecek.

Ilık hava yurt genelinde 3-4 gün kalacak. Ancak 8 Şubat’ta yeni bir soğuk hava dalgası gelecek. Şiddetli soğukların Şubat’ın ikinci haftasından itibaren yeniden etkili olması bekleniyor.

Sow ve Dia İstanbul’da

Fenerbahçe’nin ara transfer döneminde Fransa’nın Lille takımından kadrosuna kattığı Moussa Sow, takım arkadaşı Issıar Dia ile birlikte İstanbul’a geldi.

Air France Havayolları’na ait bir uçakla Paris’ten İstanbul’a 1,5 saat rötarlı gelen Senagalli futbolcular Dia ve Sow’a, Atatürk Havalimanı’nda hayranları büyük ilgi gösterdi. Hayranlarının fotoğraf çektirme isteklerini geri çevirmeyen Sow, daha sonra Dia ile birlikte Atatürk Havalimanı’ndan ayrıldı.

Okan, Ağca’nın Nişanlısını Fena Bozdu!

Gazeteciler.com – Mehmet Ali Ağca’nın nişanlısı olarak gündeme gelen ve son günlerde türbanını çıkardıktan sonra yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Rabia Kazan Licursi, Kral Çıplak’ta Okan Bayülgen ve Reyhan Tüysüz’ün konuğu oldu. Programa Bayülgen’in konuğuna yönelttiği samimiyet eleştirisi damga vurdu…

“SİZİ BİRAZ SAMİMİYETSİZ BULUYORUM”

Okan Bayülgen Kral Çıplak’ta konuğu olan Rabia Kazan Licursi’ye kendisini biraz samimiyetsiz bulduğunu söyleyerek konuğunu terletti. Bayülgen’in “Sizi böyle bulanlar var mı?” sorusu üzerine söz alan Licursi şöyle konuştu:

“Bulanlar var. Başörtüsünü istemeyerek taktığım için samimiyetsiz buluyor olabilirsiniz. Başörtüm, makyajım ile dikkat çekici kendine bakan bakımlı bir kadın olarak gördüğünüz için olabilir ”

Bayülgen başörtüsü ile ilgili kimse ile ilgili yorum yapmadığını ileterek “ben sizi başka konularda ürpertici buluyorum. Sizin içinizde bir şeyler yapmak için bir ateş yanıyor ve bu ateşi ifade edemediğinizi düşüyorum ve genelde politik olarak doğru olmaya çalıştığınızı düşünüyorum” dedi.

“KİTABIMI OKUSAYDINIZ BÖYLE DÜŞÜNMEZDİNİZ”

Rabia Kazan Licursi ise Bayülgen’e cevap oalrak şunları söyledi:

“Kitabımı okusaydınız hiç böyle düşünmezdiniz. Bana böyle yaklaşan çok farklı dallardan yaklaşan arkadaşlar, düşmanlarım benim Tahran Melekleri kitabımı okuyunca çok farklı düşündüler. Ben Ortadoğu gazetesi yazarıydım. Sonra bir teröriste gazeteci lazımdı ve beni seçtiler. Rahmetli patronumuz Zeki Saraçoğlu’da teröristin avukatı ile beraber içeri girmemi sağladı. Ki o zaman 26 yaşındaydım. Dediğiniz gibi doğru bir şeyler yapma uğraşı içerisindeydim, bir gazeteciydim. Bana böyle bir röportaj yaparsan içeri girersen çok başarılı olacaksın dediler. Bende nişanlıyım diyerek, imza atarak içeri girdim. Belki bu da bir cesaret, belki sizi ürperten şeylerin bilinçaltınızda olan belki bu isim.” “O zaman şartlar öyle oldu. Benim de korktuğum bir şeydi. Öyle bir şey oldu ki bir anda ben olayların içerisinde buldum kendimi arkasından ne söylerse ne etsem zaten dinlenmezdi. Biliyorsunuz, medyaya bir kez düştüğünüzde istediğiniz kadar doğru söyleseniz de lekelenmiş oluyorsunuz. Halen bugün nişanlısı olmadığım nişanlı namzedini taşıyorum. Birisinin nişanlısı birisinin eşi gibi anonslar yapıyorlar.

BDP’li Kaplan Kürsüde Slogan Attı

Bdp Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, TBMM Genel Kurulu’nda elini kaldırarak, “Kahrolsun Faşizm, yaşasın demokrasi, yaşasın halkların kardeşliği” sloganı attı. Bdp Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, TBMM Genel Kurulu’nda elini kaldırarak, “Kahrolsun Faşizm, yaşasın demokrasi, yaşasın halkların kardeşliği” sloganı attı.

TBMM Genel Kurulu’nda AKP’nin Meclis çalışma saatleri için, “3-4-5-6 Şubat Cuma, Cumartesi, Pazar, Pazartesi günleri saat 14.00′te toplanarak bu birleşimde kanun tasarı ve tekliflerinin, 14-21-28 Şubat 2012 ile 6-13 Mart bir saat sözlü soruların görüşülmesini mütakip, 15-22-29 Şubat 2012 tarihlerinde ise 7-14 Mart tarihlerinde sözlü soruların cevaplanması, 3-4-5-6 Şubat tarihlerinde görüşmeler bitene kadar Meclis’in çalıştırılması, 14-21-28 Şubat, 6-13 Mart Salı günlerindeki birleşimlerde saat 15.00-20.00 arasında, 15-16-22-23-29 Şubat, 1-7-8-14-15 Mart saat 13.00-20.00 arasında çalışma yapılması”, 15 Mart 2012 tarihine kadar çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin verdiği önergede, siyasi parti grupları kürsüde söz aldı.

Aleyhte söz alan Kaplan, AK Parti’nin hazırladığı İç Tüzük Değişikliğini eleştirirdi. Önergenin insan haklarına aykırı olduğunu belirten ve ardından yapılan bu çalışmanın faşizanca olduğunu iddia eden Kaplan, “Kahrolsun Faşizm” sloganını 8 kez tekrarladıktan sonra sol elini kaldırarak TBMM kürsüsünden “Yaşasın demokrasi, yaşasın halkların kardeşliği” sloganı attı.

Kaplan’ın sloganlarını Bdp Grubunun yanı sıra, CHP’liler de alkışladı.

Hülya Avşar 2 Yıl Sonra Pistlere Döndü.

Hülya Avşar, 2 yıl önce snowboard yapmayı öğrenirken ayağını kırdığı pistlere geri döndü. Avşar, bu defa ders alarak değil, direk kendisi snowboardu ile kayarak Uludağ’ın keyfini çıkardı.

Kızı Zehra ile birlikte yarı yıl tatilinde Uludağ’a gelen sanatçı ve juri üyesi Hülya Avşar, snowboard eğitimi almayacağını, kaymaya kaldığı yerden devam edeceğini açıkladı.

Yetenek Sizsiniz ve film çekimlerinin yoğunluğuna rağmen Zehra için tatil kaçamağı yaptığını anlatan Hülya Avşar, kayma konusundaki ısrarını ve yeteneğini göstermek için ayağı kırılmasına rağmen pistlere çıktığını söyledi.

İHA muhabirine konuşan Hülya Avşar, “Daha evvel bir kaza geçirmeme, iş yoğunluğum olmasına ve arkadaşlarının ısrarına rağmen Uludağ’da kaymaktan vazgeçemiyorum.

Uludağ çok keyifli,

bulunduğumuz bölge çok keyifli. Çalışma arkadaşlarım ve beni sevenler, ne olur kayma, çok işimiz var dese de ben kayacağım. Özellikle buraya kadar gelip de kaymamak olmaz. Uludağ gibi nefis bir ortamdayım, kaymak çok keyifli. Öğleden sonraları bazı dik yamaçlarda buzlanma oluyor. Oralarda kontrolü kaybedip düşmekten

çekiniyorum. Ancak bekleyen işlere rağmen risk kalıp kaymanın keyfini çıkarıyorum” dedi.

“Yarışmada her fırsatta dağdan bahsediyordunuz” sorusu üzerine Avşar, “Zehra ile birlikte geldik. Onun tatiline göre ayarladık. Sömestre tatiline denk geldi. Bir hafta kayalım dedik. Çok soğuk bir hava var. Ben hayatımda Uludağ ı bu kadar çok soğuk görmemiştim. Buzlanma var. Ayağıma zarar vermemek için ilk gün kaymadım. Ancak ikinci gün dayanamadım. Hava da Güneşli, çok güzeldi. Olan oldu. Ayağımı kırdığıma aldırmadan çıktım, kayıyorum. Ders alma dönemi çoktan geçti, artık kendim kayıyorum. Yokuştan çok

korkuyorum, buzlanma var mıdır diye. Oraya cesaret edemiyorum. Herkes dağ güzel diyor; kaymaya devam edeceğim” diye konuştu.

Bütün arkadaşlarının “Ne olur kayma” diye yalvardığını belirten Avşar, “Dayamayacağım galiba. Çok yoğun bir zamandayım. Buradan İstanbul’a döneceğim, pazar günü tekrar canlı yayın var. Önümüzdeki pazartesi tekrar 2 günlüğüne Bursa’ya geleceğim. Yetenek Sizsiniz çok eğlenceli olmaya başladı. Çalışmalarımdan da keyif alıyorum” dedi.

Hülya Avşar, 7 Şubat 2010 tarihinde Uludağ’da snowboard eğitimi alırken düşerek sağ ayak kemiğini kırmıştı. Bursa Acıbadem Hastanesi’nde tedavi olan Avşar bir hafta sonra taburcu olmuştu. – Bursa

Bir Muhteşem Hata Daha

Kanuni Sultan Süleyman’ın veziriazamı Makbûl ve Maktul İbrahim Paşa, nâm ı diğer Pargalı İbrahim Paşa, bilindiğinin aksine padişahın damadı değilmiş.

PARGALI KANUNİ’NİN ENİŞTESİ DEĞİLMİŞ

Bu bilgi Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) kurucularından ve on ciltlik Osmanlı Tarihi’nin yazarı Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya ait. Uzunçarşılı, TTK’nın resmi dergisi Belleten’in 114. sayısında, Pargalı İbrahim Paşa’nın padişah damadı olmadığını yazıyor. Zaman’ın haberine göre: Uzunçarşılı, Pargalı İbrahim’in eşinin, Hatice Sultan değil Muhsine adında saray soylu olmayan bir hanım olduğunu belgeleriyle açıklıyor. Yazar, Hatice Sultan’ın İbrahim Paşa ile değil, İskender Paşa ile evli olduğunu da belirtiyor.

Muhteşem Yüzyıl dizisiyle birlikte geçtiğimiz yıldan itibaren Kanuni Sultan Süleyman hakkında birçok kitap ve yazı kaleme alındı. Dizide Okan Yalabık’ın canlandırdığı Pargalı İbrahim Paşa ile ilgili yazılanlar ise genellikle memleketi, esir edilişi, Hatice Sultan’la evliliği ve öldürülmesiyle ilgiliydi. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın Osmanlı Hanedanı Üstüne İncelemeler-Seçme Makaleler 2″ adlı kitabındaki bir makalesinde yazar, İbrahim Paşa’nın Padişah’ın damadı olduğuna dair hiçbir kaydın bulunmadığını söylüyor.

Bu bilgiyi ise İbrahim Paşa’nın tezkirecisi ve sonra reisülküttap olan Celalzade Mustafa Çelebi’ye dayandırıyor: “Paşa’nın en yakını ve en çok itimat ettiği adamı olduğundan Mustafa Çelebi’nin Tabakatü’l-Memâlik isimli eserindeki kayıttan anlaşılacağı üzere damatlığı hakkında bir ima dahi olmadığı gibi zevcesinin de hanedana uzaktan yakından mensubiyetine dair bir mütalaa zikredilmemektedir.”

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ikinci elden eserler olan, Âli, Peçevî, Solakzade, Mir’ât-ı Kâinat, Ravzatü’l-ebrar, Enderuni Ata tarihleriyle Hadikatü’l Vüzera’da da damatlığa dair bir kanıt olmadığını belirtiyor. Yazar, İbrahim Paşa’nın Padişah’ın kardeşiyle evlendiğine dair tek bilginin Hammer Tarihi’nde geçtiğini söylüyor.

Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi’nin ikinci cildinin birinci basımında, İbrahim Paşa’nın Hatice Sultan’la evli olduğu şeklindeki kendisine ait beyanın da yanlış olduğunu belirtiyor: “Benim kitabımdan nakil yapanlar, İbrahim Paşa’nın zevcesinin Hatice Sultan olduğunu göstermişlerdir; halbuki bu hususta ben yanılmış ve yanıltmışım, şimdi bu yazımla bu yanlışlığı düzeltmiş olacağım.”

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, bu bilgiyi İbrahim Paşa’nın eşine gönderdiği ve Topkapı Sarayı arşivinde bulunan mektuplarla da destekliyor. Paşa’nın Ekim 1524 tarihli mektubunda “Kaynanama selam ve dualar ederiz” şeklinde bir ifade bulunduğunu, bu ifadeye göre Paşa’nın hayatta olan kayınvalidesinin bir sultan anası olamayacağını belirtiyor. Yazar, eşinin İbrahim Paşa’ya yazdığı bir mektupta, “valide sultanın vefat ettiğini fakat kendisine (İbrahim Paşa’ya) danışmadan taziyeye gittiği için paşasından özür dilediğini” yazdığını belirtiyor ve ekliyor: İbrahim Paşa’nın zevcesi olan bu hanım Yavuz Sultan Selim’in kızı olsaydı, saraya taziyeye gittiğinden dolayı kocasından özür dilemeğe hacet yoktu. Vefat eden valide sultan, onun hakiki validesi olmasa bile üvey validesi demekti.”

Seda Sayan’la Görüşmek İstiyorum

Bağcılar TEM Otoyolu üzerinde bulunan viyadüğe saat 03.00 sıralarında çıkan İlyas S. (24) intihar edeceğini söyledi. Yaklaşık 6 metre yükseklikte korkuluklara tutunan S’yi gören sürücüler, itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler S’yi ikna etmeye çalıştı.

POLİS MEMURU MONTUNDAN YAKALADI

Bağcılar önleyici hizmetler ekiplerine bağlı bir polis memurunun ikna çalışması yaklaşı yarım saat sürdü. Bu sırada itfaiye aracının merdiveni S’nin bulunduğu yere uzatıldı. Kurtarma çalışmlarına karşı direnen S’nin ayağı kaydı. Can havliyle korkuluğa tutunan İlyas S’yi polis memuru montundan yakalayarak yukarı çekti.

KURTARILMAK İSTEMEDİ

Yukarı çekilmek istemeyen çılgın genç kendini aşağıya bırakmaya çalışırken, itfaiye ekipleri ayaklarından tutup merdivene alarak indirdi. S’nin kalacak yeri olmadığı için intihara kalkıştığı ve Seda Sayan’la görüşmek istediği öğrenilirken, intihar girişimi nedeniyle yol yaklaşık yarım saat trafiğe kapatıldı. İlyas S., gerekli işlemlerin yapılması için Bağcılar Yüzyıl Polis Merkezi’ne götürüldü.