Erdoğan ayarı

Erdoğan ayarı

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Dumankaya köyünde, küçük bir caminin, Erdoğan’ın da çok uzun bulduğu 65 metre yüksekliğindeki 3 şerefeli minaresi yıkıldı.

Bunun yerine tek şerefeli 45 metre yüksekliğinde, yeni bir minare inşa edildi. Köylülerden Hasan Yanık, “Yakın bir köyde yapılan camide 3 şerefeli minare vardı. ‘Onlardan geri kalmayalım’ dedik, biz de yaptırdık. Ancak biraz uzun oldu. Başbakanımız bize kızdı. Daha gelmedi ama bakalım görünce ne diyecek? Ama bir daha bozamayız” dedi. Dumankaya köyünde 1960’larda yapılan yığma taş caminin yenilenmesi için 2 yıl önce çalışma başlatılmış, 200 metrekare alan üzerine kurulu, 200 kişi kapasiteli caminin minaresi Kurban Bayramı tatilinde köye gelen Erdoğan tarafından da eleştirilince, köy sakinleri, İstanbul’da yaşayan Rizeli işadamlarının yardımıyla tadilat için bir firma ile anlaşmıştı.

Olan Hoca’ya oldu

 

İsim isim açıklarsınız

AK Parti için “28 Şubat yapımı, klasiği, sürümü ve imalatı olduğu şüpheye yer bırakmayacak kadar net ve berraktır” ifadelerini kullanan MHP Lideri Bahçeli, “Olan maalesef, rahmetle andığımız merhum Necmettin Erbakan Bey ve arkadaşlarına olmuştur. Sıkıntıyı onlar çekmiş, siyasetten onlar yasaklanmış, hükümetten onlar uzaklaştırılmıştır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ak Parti’nin “57’nci Cumhuriyet hükümetinde terörist başı Abdullah Öcalan ile görüşüldüğü ve devletin ilgili kurumlarının Öcalan’ın el yazısı notlarını MHP’li bazı bakanlarla paylaştığı” iddialarına yanıt verdi. Bahçeli, “Şimdi siyasi namus adına Başbakan ve arkadaşları, şu sorumuza cevap vermelidir: Kimdir bu MHP’li bakanlar? Biraz utanmanız ve siyasi ahlakınız varsa bunları isim isim açıklarsınız” dedi. Bahçeli dün partisinin grup toplantısında şunları söyledi:

“28 Şubat sürecinin, diğerleriyle kıyaslanmaz bir özelliği bulunmaktadır. AKP zihniyeti bu karanlık dönemde yeşermiş ve 1000 yıl süreceği iddia olunan süreçten siyasetin kundağına düşmüştür. Olan maalesef, rahmetle andığımız merhum Necmettin Erbakan Bey ve arkadaşlarına olmuştur. Sıkıntıyı onlar çekmiş, siyasetten onlar yasaklanmış, hükümetten onlar uzaklaştırılmıştır. Elbette AKP’ye gün doğmuş, başta Başbakan olmak üzere, Milli Görüş gömleğini çıkartanlar sözde mazlum görüntüleriyle demokrasi dışı temas ve dayatmalardan ziyadesiyle kazançlı çıkmışlardır. Artık AKP’nin bir 28 Şubat yapımı, klasiği, sürümü ve imalatı olduğu şüpheye yer bırakmayacak kadar net ve berraktır. Askeri vesayet şartları altında filizlenen bu zihniyet, baskıcı yönetimin tüm çirkin ve katlanılmaz yöntemlerine başvurmaktadır. AKP, Türkiye’yi musibetlerle dolu korku tüneline sürüklemektedir.

Yanıbaşımızdaki coğrafyalarda camiler emperyalist postallarla kirletilirken AKP küresel dostlarının yanında hizalanmıştır. PKK ve KCK irtibatlarıyla zorda kalan iktidar, kendisine yönelen bariz suçlamaları geçiştirmek için bayat taktiklerine tekraren müracaat etmiştir. Bu konuda ilk hedef olarak MHP’yi seçmiştir. Kir bulaştırmaya dönük kepaze iddiaların, zamanlaması kuşku vericidir. MHP ve İmralı canisinin isimlerini yan yana getirmek bile büyük bir hakaret ve haysiyetsizliktir. Hükümette yer almadığımız bir tarih olan 12 Nisan 1999’da, İmralı’yla temas kurulduğu yalanını ortaya atmak için Allah’tan korkmaz ve kuldan utanmaz bir siyasetçi olmak yeterli olacaktır. AKP, Oslo görüşmelerini meşrulaştırıp, PKK’yı siyasete sokmak için yeni hareket başlattı.

Hükümet, eğitim sistemimizi adeta yap-boz tahtasına çevirmiştir. Eğitim sistemini yozlaştırarak, her bakan değişikliğiyle yeni bir maceraya atılmak hem evlatlarımıza hem de gelecek nesillere büyük maliyetler yükleyecektir. Buna da kimsenin hakkı yoktur. Yeni istismar alanları açmadan, AKP’nin eğitim politikasını ve önerilerini gözden geçirmesinde yarar vardır.

Hocalı şeref konusudur

“RUS yardımıyla, Ermeni acımasızlığının Hocalı’ya ve Yukarı Karabağ’ın her bölgesine ölüm yağdırması asla unutulmayacak ve dünya durdukça da affedilmeyecektir. Bu manzara deyim yerindeyse, Ermeni katillerin yürüttüğü etnik temizlik harekâtının tanımından başka bir şey değildir. Hocalı şeref konusudur. Ne ilginç bir rastlantıdır ki Hocalı’da katliama liderlik yapan kişi bugün Ermenistan Devleti’nin başındadır. AKP’nin bir ara kucak kucağa olduğu kişi Hocalı’da akan Türk kanının elebaşısıdır. AKP, Hocalı’daki seri cinayetleri sevk ve idare edenleri ağırlamış, milli gururumuzu küstahça çiğnetmiştir.”

BU YAPIMLAR HEM ÇOK İZLENDİ HEM ŞİKAYET YAĞMURUNA TUTULDU

BU YAPIMLAR HEM ÇOK İZLENDİ HEM ŞİKAYET YAĞMURUNA TUTULDU

BU DİZİLER YURTDIŞINDA DA TARTIŞMA YARATTI

Türkiye’de son yıllarda dizi sektöründe inanılmaz bir yükseliş var. Üstelik bu durum çoktan ülke sınırlarını aştı bile.

Bir çok Türk yapımı dizi yabancı ülkelerde de izlenme rekorları kırıyor.

Ama bu kadar çok seveni olan diziler bazen gösterildiği ülkelerde bazı kesimleri kızdırıyor hatta bazen çileden çıkarabiliyor.

İşte kimi zaman konusuyla kimi zaman bir kahramanı nedeniyle yabancı ülkelerde de gündem yaratan o diziler.

Aydın Doğan Ödülü Selim İleri’nin

Aydın Doğan Ödülü Selim İleri’nin

Aydın Doğan Ödülü İleri'nin

Bu yıl ‘öykü’ dalında verilen Aydın Doğan Ödülü’nün sahibi, Türk edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle Selim İleri oldu.

Bu yıl 16’ncısı düzenlenen ve ‘öykü’ dalında verilen Aydın Doğan Ödülü’nün sahibi ünlü yazar Selim İleri oldu. İleri ödülünü 10 Nisan Salı günü İstanbul Hilton’da yapılacak törenle alacak.
BU yıl ‘öykü’ dalında verilen Aydın Doğan Ödülü’nün sahibi ünlü yazar Selim İleri oldu. Vakıf Yönetim Kurulu, Aydın Doğan Vakfı’nın kurucusu adına 1996’dan beri düzenlenen Aydın Doğan Ödülü’nün, 2012’de ‘öykü’ dalında verilmesine karar verdi. Doğan Hızlan (Başkan), Nursel Duruel, Prof. Dr. İnci Enginün, Semih Gümüş, Özcan Karabulut, Prof. Dr. Jale Parla, Hüseyin Su, A. Ömer Türkeş ve Metin Celal Zeynioğlu’dan oluşan Seçiciler Kurulu önceki gün İstanbul’da toplandı. Toplantıda uzun edebiyat hayatına sığdırdığı öyküleri, romanları, deneme yazılarıyla Türk edebiyatında farklı bir yere sahip olması, geleneksel öykücülüğümüzü sahiplenerek kendi dilini ve üslubunu yaratması, gelenekle yeni arasında bir geçişi temsil etmesi ve sadece öykücü yanı ile değil, edebiyat yaşamı boyunca Türk edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle ödülün İleri’ye verilmesi kararlaştırıldı.
Tören Nisan’da
Aydın Doğan Ödülü, ülkemizde kültür, sanat, edebiyat ve bilim eserlerini yaratıcılarının kişiliğinde, çeşitli dallar için verilen uğraşları, özveriyi, kaliteyi ve mükemmelliğinin yanı sıra emek verenlerin çalışma ve birikimleri ile ulusal ve uluslararası platformda övgü kazananları, mesleklerine başladıkları günden bugüne kadar gösterdikleri başarılar doğrultusunda ödüllendirerek, Türk insanının kültürünü ve yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla veriliyor. Aydın Doğan Ödülü Töreni, 10 Nisan Salı günü İstanbul Hilton Şadırvan ve Balo Salonu’nda yapılacak.

Bir İstanbul yazarı

İstanbul’da 30 Nisan 1949’da doğan Selim İleri’nin ilk yazısı 1967’de Yeni Ufuklar dergisinde yayımlandı. Papirüs, Yeni Edebiyat, Yeni Dergi, Türk Dili, Türkiye Defteri, Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergilerde yayımlanan yazılarıyla ünlendi. 1968’de yayınlanan ilk öykü kitabı Cumartesi Yalnızlığı’nda sınırlı ilişkiler içinde sıkışan insanların yaşamlarını anlattı. Pastırma Yazı ve Bir Denizin Eteklerinde öykü kitaplarında duyarlı gençlerin tutkularını, sıkıntılı ilişkilerini, orta tabakadan insanların acılarını, yalnızlıklarını, kurtuluş arayışlarını anlattı. 1973’ten sonra romana yöneldi. Her Gece Bodrum romanıyla büyük başarı kazandı. Roman ve öykülerinin yanı sıra senaryolar, denemeler ve edebiyat incelemeleri yazdı. Eski ustaların unutulmaması için yazdığı kitaplar kadar gençlere edebiyatı sevdirmeye yönelik derlemeler hazırladı. Anılarında İstanbul’un eski yaşamını büyük bir incelikle kaleme aldı.

ŞİMDİYE KADAR  KİMLER ÖDÜL ALDI

1997 Aydın Doğan Ödülü: Roman
Adalet Ağaoğlu
1998 Aydın Doğan Ödülü: Soysal ve Beşeri Bilimler
Prof. Dr. Doğan Kuban ve Prof. Dr. Emre Kongar
1999 Aydın Doğan Ödülü: Görsel Sanatlar
Ara Güler
2000 Aydın Doğan Ödülü: Şiir
Melih Cevdet Anday
2001 Aydın Doğan Ödülü: Tarih
İlber Ortaylı
2002 Aydın Doğan Ödülü: Klasik Batı Müziği
Ankara Devlet Konservatuarı
2003 Aydın Doğan Ödülü: Arkeoloji
Ord. Prof. Dr. Sedat Alp ve Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu
2004 Aydın Doğan Ödülü: Türk Halk Müziği
Yücel Paşmakçı
2005 Aydın Doğan Ödülü: Kent Mimarisi, Kent Dokusu
İzmir Konak Meydanı Düzenlemesi ve Kastamonu Tarihi Kent Dokusu İyileştirme Projeleri
2006 Aydın Doğan Ödülü: Resim
Adnan Varınca
2007 Aydın Doğan Ödülü: Moda Tasarımı
Özlem Süer ve Ümit Ünal
2008 Aydın Doğan Ödülü: Heykel
Seyhun Topuz
2009 Aydın Doğan Ödülü: Tiyatro
Genco Erkal
2010 Aydın Doğan Ödülü: Sinema
Nuri Bilge Ceylan
2011 Aydın Doğan Ödülü: Türk Halk Müziği
Mehmet Özbek

ÜNLÜLERİNÇOCUKLARI DA TWITTER’DA

ÜNLÜLERİNÇOCUKLARI DA TWITTER’DA

ÇOCUKLARI DA İNTERNETTE

Bazı ünlüler internetteki sosyal paylaşım sitelerinin en “sıkı” kullanıcılarından. Hemen her anlarını takipçileriyle paylaşıyorlar. Elbette hayattaki en değerli varlıkları olan çocuklarının en çarpıcı fotoğraflarını da. İşte anne ya da babalarının objektifinden ünlülerin çocukları.

DİZİLERİN EFSANE ÇİFTLERİ 2011

DİZİLERİN EFSANE ÇİFTLERİ 2011

HER ZAMAN ÖYLE ŞEFKATLİ OYNADIN Kİ

Tam 25 yıl önceydi. O zamanlar bugünkü gibi ‘dizi enflasyonu” yaşanmıyordu ekranlarda. 1988 yılında hayatımıza girdiler. Öyle görkemli malikanelerde gösterişli hayatlar yaşamıyorlardı.

Perihan Abla ve uzatmalı sevgilisi Şakir. Sıradan bir mahallede yaşayan sıradan insanlardı. Sorunları da, başlarından geçenler de tıpkı kendileri gibi sıradandı. Milyonlarca kişi onları kendi ailesinden biri gibi gördü. Özellikle de Perran Kutman’ın oynadığı Perihan ile Şevket Altuğ’un canlandırdığı Şakir’i… Geçen hafta sonu bu unutulmaz ikili ile ilgili bir haber herkesi heyecanlandırdı.

KENAN DOĞULU VE BEREN SAAT’İN ESKİ AŞKLARI

KENAN DOĞULU VE BEREN SAAT’İN ESKİ AŞKLARI

KENAN VE BEREN’İN AŞK DEFTERİ

Biri yıllardır müzik dünyasının en ünlü yıldızlarından biri. Diğeri de kısacık kariyerinde başarı basamaklarını koşarak tırmanan gencecik bir oyuncu.

Bu iki ünlü bir davette karşılaştılar ve yılın aşkının kahramanları oldular.

Beren Saat ve Kenan Doğulu, daha önce de özel hayatlarıyla gündeme gelmişti sık sık. Yaşadıkları aşklar magazin basınının manşetlerinde yer almıştı. İki ünlünün aşk defterlerini karıştırdık. Bakın birbirlerine gönül vermeden önce iki ünlünün kalbini kimler fethetmiş.

Bu arada Beren Saat’in hayranları güzel oyuncunun aşık olduğu Kenan Doğulu’yu bir türlü benimseyemedi.

İnternetteki fan sitelerinde Saat’in hayranları “yine yanlış karar verdi” ya da ” Beren mutluysa biz de mutluyuz. Ama Kenan (38) Beren’e (28) göre biraz yaşlı değil mi” yorumları yapıyor.

Gece hayatından nefret ediyorum

Gece hayatından nefret ediyorum

Gece hayatından nefret ediyorum

Petek Dinçöz, Makrom Yapı’nın reklam yüzü oldu.

Ünlü şarkıcı, reklam filminde bir konser çıkışı yolda Makrom billboard’unu görüyor ve bir anda kendini ilanın içinde buluyor. Gece hayatından nefret ettiğini ve ev hayatına bayıldığını söyleyen Dinçöz, “Reklamda evde mısır yiyen, dergi okuyan ve böylesine sakin bir hayatla mutlu olabilen bir kadın göreceksiniz. Bu benim her zamanki halim” diyor.

Elvis Ersin

Elvis Ersin

Elvis Ersin

BKM Mutfak’ın başarılı oyuncularından Ersin Korkut, “Alemin Kıralı” dizisinde konuk oyuncu olarak yer aldı.

Korkut, dizide rock’n roll’un kralı Elvis Presley olarak izleyici karşısına çıkacak ve evin çılgın kızı Jülide ile Las Vegas’ta evlenecek. Bu bölüm, 1 Mart Perşembe akşamı saat 20.00’de atv’de yayınlanacak.